SKELETON (KIZAK) DA OLİMPİYAT ADAYI SPORCUMUZ DEMET ERKİ RİENDEAU

Oldukça yabancı olduğumuz ama federasyona bağlanan bu spor dalında, Kanada'da yaşayan Demet Erki Riendeau , Amerika Kupasında yarışarak olimpiyat barajını aşmaya çalışıyor. Amerika Kupasında şu anda 6 yarış koşulmuş durumda ,ilk dört yarışa katılamayan Demet, Calgary'de yapılan son iki yarışta 18 sporcunun arasında bir 14. birde 16. oldu. İki yarışta da yarışın sonlarına kadar ilk 10 nda olmasına rağmen , son bölümdeki kötü performansı ile daha iyi bir sonuç alamamıştır. Demet'in gireceği yarışlarda başarılı olup, olimpiyat barajını geçmesini temenni ediyoruz. Kendisi hakkında 2004 senesi gazete arşivlerinden bulduğumuz bilgiler aşağıdadır. Türkiye'nin ilk 'buz' prensesi 2006 Kış Olimpiyatları'na, skeleton (buz kızağı) dalında ilk kez katılacak olan Demet Erki Riendeau, Türkiye'yi temsil edeceği için çok heyecanlı... 24 yaşındaki Demet, "Madalya getirmek istiyorum, kendime çok güveniyorum" diyor. Buz prensesi, sponsor bulamasa bile başarılı olacağına inanıyor. İzmir doğumlu 24 yaşındaki Demet Erki Riendeau, İtalya'da yapılacak 2006 Kış Olimpiyatları'nda, skeleton (buz kızağı) dalında Türkiye'yi temsil eden ilk sporcu olacak. Olimpiyatlara katılmak üzere geçen yıl Türkiye Olimpiyat Komitesi ile irtibata geçen Riendeau'nun yaşadığı tek sorun, Türkiye'nin bugüne kadar bu dalda olimpiyatlara katılmamış ve bir federasyonu olmaması oldu. BİR YIL BEKLEDİ Bir yıl süren telefon görüşmeleri ve yazışmalardan sonra Demet'e sevindirici karar geldi. Demet, İtalya'da yapılacak kış olimpiyatlarında buz kızağı sporunun federasyonu olmadığı için Türkiye'yi Kayak Federasyonu'na bağlı olarak temsil edebilecekti. Türkiye'yi ilk kez buz kızağı dalında kış olimpiyatlarında temsil edecek olan Demet, Türkiye'nin adını dünyaya duyurmak konusunda son derece kararlı. Eşi Jean Riendeau ile tanışmasının hayatının dönüm noktası olduğunu söyleyen Demet, Muğla Üniversitesi Turizm Otelcilik Yüksekokulu'nu bitirdikten sonra Kuşadası'nda bir otelde animatörlük yaparken eşiyle tanıştığını anlatıyor: "Bir yıl süren bir birlikteliğin ardından evlendik. Eşimle Fransa'ya gittim. O sıralar Jean, Fransa'da 'Luge' genç milli takımının antrenörlüğünü yapıyordu. Beş ay Albertville'de kaldık. Orada eşimin teşvikiyle 'La Plagne Pisti'nde buz kızağına başladım. Jean, bu sporda başarılı olacağımı ve devam etmem gerektiğini söyledi. Fransa kupasında pist açıcı olarak kaydım. Birinciden 4 saniye iyi derece yaptım ama yarışmacı olmadığım için kupayı alamadım. Daha kolay idman yapabileceğim için Fransa'dan Kanada'ya döndük." DİKKAT ÇOK ÖNEMLİ "İzmirliyim. Buzu bırakın, hayatımda doğru düzgün kar bile görmedim" diyen Demet şöyle devam ediyor: "Eksi 25 derecede kayıyorum. Aşağı indiğinizde parmaklarınız buz kesiyor. Ama bu sporun en zor kısmı konsantrasyon. Reflekslerinizin çok kuvvetli olması gerekiyor. Dikkat her şey demek. Saniyelere karşı oynuyorsunuz. Ufak bir hata yaralanmanıza neden olabilir. Kış sezonunda beş gün ortalama üçer saat buzda antrenman yapıyorum. Yaz aylarında ise haftanın dört günü birer saat fitness yapıyorum. Skeleton'un dışında, kayak yapıyorum, tenis oynuyorum ve buz pateni kayıyorum." Kanada'da hala turist vizesiyle kaldığını söyleyen Demet, ailesini özlediğini ve olimpiyat komitesiyle yüz yüze görüşmek için iki ay önce Türkiye'ye geldiğini belirtiyor. Şu sıralar Antalya'da bir otelde eşiyle çalışan Demet, "Çok pahalı bir spor. Tüm hayatımızı bu spora adadık. Jean teklifleri değerlendiremiyor. Beni çalıştırmak için sürekli bir iş bulamıyor. Ben turist vizem olduğu için çalışamıyorum. Dört aylığına geldiğimiz Türkiye'de çalışmak zorunda kaldık. Şu an eşim tenis hocalığı ben ise animatörlük yapıyorum" diyor. PINAR ŞENGÜL  

 

<<< Pencereyi Kapat >>>