2005 İN SON KOMEDİSİ, ERDOĞAN ÜSTÜNSOYLU NUN BASIN TOPLANTISINDAN

GSGM sitesinden alıntıdır. Kayak ve Kızak Federasyonu Başkanı Erdoğan Üstünsoylu, düzenlediği basın toplantısında, Torino Kış Olimpiyatları için puan veren son yarış olan FIS Swisscom Kupası'nda, Kelime Aydın'ın ''10 kilometre klasik stil toplu çıkış kategorisi''nde, Muhammet Kızılarslan'ın ise ''10 kilometre serbest stil gençler kategorisi''nde 3. olarak, tarihi bir başarı elde ettiklerini söyledi. Bu sonuçlarla birlikte Türkiye'yi, 2006 Torino Kış Olimpiyatları'nda ''Alp disiplini'' dalında Hamit Çağre ve Duygu Gül Ulusoy'un, ''Kuzey disiplini'' dalında ise Kelime Aydın, Muhammet Kızılarslan ve Sebahattin Oğlago'nun temsil edeceğini belirten Üstünsoylu, şöyle konuştu: ''Hedefimiz, Alp disiplininde ilk 20'ye girmek, kuzey disiplininde ise 20 ile 40'ıncı sırada yer almak. FIS puanı uygulamaya girdiğinden beri Türkiye'yi ilk defa 5 sporcuyla temsil edeceğiz. Eğer Kanada'da yaşayan sporcumuzu Demet Erki de yeterli FIS puanı elde ederse, 6 sporcuyla olimpiyatlarda yer alacağız.'' ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ Kayak ve Kızak Federasyonun da 16 sene Başkanlık yapan bir zat'ın 3 paragraflık haberde yaptığı hatalara bakalım. 1- FIS Swisscom Kupası Torino Olimpiyatlarına puan veren son yarış olduğu yalan,kalifikasyonunun son günü olan 30 Ocak 2006 ya kadar daha onlarca FIS puanı alınacak yarış var. 2- Hiçbir özelliği olmayan bir FIS yarışında alınan üçüncülük nasıl tarihi başarı oluyor. Sebahattin'in 2003 ve 2004 de Uludağ FIS yarışında aldığı birincilik ve ikincilik, yine 2003 de Yunanistan da aldığı ikincilik den ne fazlası var? 3- Alp disiplininde 16 Ocak 2006 da yayınlanacak FIS listesinden sonra ülkeler kotalarından sporcu deklare edecekken,yeni yönetimin seçilmesini beklemeden,seçme yapmadan, nasıl ve hangi hakla Duygu nun Torino'ya gideceğini söyleyebiliyor? 4- Bu zat'a kimse Demet Erki'nin skeleton(kızak) da FIS puanı almasının imkansız oldugunu çünkü FIS in kızağa bakmadığını herhalde söylememiş. 16 senedir Federasyon Başkanı olan ve hala utanmadan bir dönem daha başkanlığa aday olan insanın cahilliğine bakın. 5- Dünya sıralamasında ilk 1000 e giremeyen alp disiplini sporcularımızdan nasıl ilk 20 derece bekleyebilir? Kimi kandırıyor? Böyle bir derece beklentisi sporculara yapılacak en büyük haksızlıktır. Olayın farkında olmayan kamuoyu alınacak normal dereceleri bile böyle bir beyandan sonra başarısızlık saymaz mı? Ne kadar büyük sorumsuzluk. 6- Sebahattin 65 FIS puanına indiği dünya kupası yarışında bile 66ncı oldu. 20-40 arasina girebilmesi için herhalde mucize lazım. Niye spocuları kamuoyunda baskı altında bırakıyor. 1994 Lillehammer ve 1998 Nagano'ya sadece birer, 2002 Salt Lake 'e 3 sporcu , 2006 Torino'ya 5 sporcu . Vay be şu muazzam başarıya bakın ,dört olimpiyatta birden beş sporcuya. Beklenen katılım 80 ülkeden 2600-2700 sporcu, yani ortalama ülke başına 33-34 sporcu, bizim kafile 5 bilemedin 6 sporcu. İnsanın böyle bir demeç verirken yüzü kızarması lazım. 5 Ocak 2006 inşallah bu zihniyetten kurtulduğumuz tarih olacaktır.  

 

<<< Pencereyi Kapat >>>