BUZUL ANILARI

İstanbul’dan sınırlı sayıda sporcunun kendi imkanları ile katıldıkları ,Haziran sonu Temmuz başındaki 2 haftalık Avusturya/Hintertux buzulundaki kar üstü antreman kampı notlarını paylaşmak istedim. Hintertux buzulu Avusturya’nın kayak kayılan en önemli 5-6 buzulundan biri,ayrıca kar kalitesi açısından en güvenilir olanlardan. 2750 metre ile 3250 metre yükseliğinde bazı yerleri 100 metrenin üstünde kalınlığı olan buzul 12 ay boyunca enaz 1 metre karla kaplı. Geceleri 0 derecelere düşen hava sıcaklığı, kar araçlarının da yardımıyla yaz aylarında pistleri kayılabilir durumda tutuyor. Havanın bulutsuz ama sıcak olması problem olmuyor, gündüz 12 dereceye kadar yükselen sıcaklık, öğlene kadar kayak kaymaya olanak tanıyor. Kar kalitesi sıcaktan daha kötü etkilenmesin diye saat 13-13.30 gibi tesisler kapanıyor . Bulutlu havalarda ise oluşan sıcaklık dağılamadığından gece sıcaklıkları 5 derecelerde kalıyor ve bu ortamda kar araçları pistleri yeterince ezmiyor dolayısıyla ertesi güne yenilenmemiş pistlerle başlamak zorunda kalınıyor. Kamplarda genelde program 6:30 da kalkış, hemen arkasından sabah koşusu ve esneme/gerdirme egzersizleri ardından sıkı bir kahvaltı ile başlıyor. 1500 metredeki oteller bölgesinde 8:00 de kabin sırasına giren sporcuların üç etaplı yolculuğun ilkini 8 kişilik kabinle 2100 metreye, daha sonraki iki etabı ise teknoloji harikası çift halatlı (100 km lik fırtınaya dayanıklı) 15-18 kişilik özel kabinlerle önce 2650 metre,daha sonrada 3250 metreye yapıyorlar. Dolayısıyla en erken kayak takış 8:45 i buluyor. Dört saat civarında 3200-3000 metre yükseklikteki buzul teleskilerini kullanarak, çok yoğun bir antreman süreci genç ve çocuk sporcuları oldukça zorluyor. Sporcular yanlarında getirdikleri içecek ve hafif yiyeceklerle kuvvet tazeliyorlar. Orada bulunan bütün takımlar daha önceden rezervasyonunu yaptırdıkları antreman kulvarlarına ( 70 civarında) kendi kapılarını dikerek , oldukça yoğun tempoda teknik ağırlıklı çalışmalar yapıyor. Antremanların büyük kısmı hocalar tarafından videoya alınıyor. 12:30-45 civarında başlayan aşağı yolculuk 13:30 civarında yenilen bir öğle yemeği ve arkasından 2 saatlik dinlenme süreciyle devam ediyor. 16.00 civarında tekrardan başlayan spor genelde koordinasyon, denge , kondisyon ağırlıklı oluyor. En zoru ise tekrardan kabinle çıkılan 2100 metreden aşağıya neredeyse 2 saat süren oldukça zorlu bir antreman parkuru. 18:30 dan itibaren yenen akşam yemeğinden sonra sabah çekilen videoların analizi belki de bütün kampın en önemli bölümü. Defalarca kafalara kakılan hatalar, düzeltmeler, seyredilen Dünya Kupası videoları sporcuların 9:00 civarında yattıkları yataklarında gözlerinin önünden ayrılmıyor. Almanya’da ve Avusturya’da okullar neredeyse temmuz ortasına kadar devam ettiğinden , genelde Amerikalı, Norveçli ve İtalyan sporcuların çokluğu dikkat çekiciydi. Çeşitli ülkelerden çok sayıda Master kategorisi yarışçısının da antreman yapıyor olması oldukça ilginçdi. Sonbahar aylarında antreman yaparken izlediğimiz milli takımlar ve üst düzey sporcuların ise genelde bu tarihlerde kara antremanı ağırlıklı bir program izlediği ve güney yarımküre sezonunu beklediğini öğreniyoruz. Gönül istiyor ki, 20 kişilik guruplarla gelen İsrail, İspanyol, Macar takımlarının yanında , imkanı olmayan sporcularımıza da bu olanaklardan bir yol bulunup faydalandırılsın. Bunun yolu mekanik tesislerin 8-10 km uzağındaki köylerde ev kiralamak veya pansiyonlarla anlaşmaktan geçiyor ki , FIS kampına katılan bütün sporcular her sabah kamu vasıtalarıyla 7-8 km uzaktan geliyorlardı. Ama yine de ciddi bütçe gerektiren organizasyonlar ve ucu maddiyata dayanıyor. Sponsor bulunmadan çok zor, ama futboldan başka spor tanımayan medyamızda yer bulamayan sporumuza da sponsor bulmak hiç kolay değil  

 

<<< Pencereyi Kapat >>>