BURSA OLİMPİYATA TALİP 20-9-2006 YAVUZ TANYERİ / TÜRKİYE GAZETESİ

Bursa, 2018 Kış Olimpiyat Oyunlarına adaylık için çalışmalara başladı; 1984 Oyunları’nın yapıldığı Saraybosna’nın da kardeş şehri. Saraybosna’nın becerdiği bu denli dev bir organizasyonu Bursa yapar mı? Elbette yapar; yeter ki teknik eksiklikler giderilsin. Doğal olarak organizasyonun büyük bir kısmını Uludağ’da gerçekleştirecek. Uludağ Osmanlı İmparatorluğu’nun sonlarına doğru iyi bir piknik ve dinlenme yeri olmuş. İstanbul ve Bursa Coğrafya Encümeni 1925 yılında aldığı kararla Keşiş adını Uludağ’a çevirmiş. 1930’lu yılların başlarına kadar, Uludağ’da turistik ve sportif açıdan her hangi bir etkinliğe rastlanmamakta. 1933 yılında, atletizm antrenörü olan Abraham adlı bir Alman Uludağ’a kayakla çıkıp resimler çekip Bursa’ya dönmüştür. Abraham çektiği resimleri Vali Fatin Güvendiren’e (Fatin Tepe’nin adı buradan gelir) göstererek, Uludağ’da kayak sporunun yapılabileceği alanlar olduğunu anlatmış. Abraham’ın bu girişiminden sonra Galatasaray Lisesi öğretmeni Giyolet de yine tek başına kayakla Uludağ’ın zirvesine çıkmış ve kayarak Bursa’ya dönmüştür. Bu girişimler bir anlamada Uludağ’da kayak sporunun temellerini atmış oldu. 28 Nisan 1933’de Saim Altıok tarafından Bursa Dağ Sporları Kulübü kurulmuş, bu kulüp Türkiye’de kurulan ilk kayak kulübüdür. Kulüp sayesinde yaygın kayak çalışmaları başlamıştır. Bahse konu tarihlerde ithal malzeme bulma imkânı zor olduğundan, kulüp üyesi ve sanat okulu öğretmeni Selahattin Daci’nin ürettiği yerli kayaklar ile Mehmet Usta’nın el yapımı ayakkabıları kayak yapanlar için bulunmaz bir nimetti. Uludağ’ın kayak sporu için uygun olduğu kanaatine varan Vali Fatin Güvendiren 1933 yılında Özel İdare imkânları ile Büyük Otel’i yaptırarak, Uludağ’ı turizme açmış oldu. Fakat otel kışın kapalı olup, sadece yaz aylarında hizmet vermekteydi. Dağcılık Kulübü’nün çalışmaları başlayınca otel kış aylarında da açık tutulmaya başlandı. Ancak, bu otel tek başına ihtiyacı karşılayamadığından Valilik ve İdman Cemiyeti İttifakı’nın yardımlarıyla, 1935 yılında kayak evi yaptırıldı. Bu tarihleri bire bir yaşamış olan Mahmut Eroğlu, Uludağ’a çıkışla ilgili olarak şunları söylüyor: “Taşradan gelenler, büyük postane arkasındaki Lal Otel’e iner, bir gece orada konaklar, daha sonra köşeleri menteşeli tahta valizleri, kayakları sırtımıza denk eder ve Elmaçukuru’ndan Karabelen’e, oradan da Kirazlı’ya çıkardık. Parası olanlar katır sırtında, ama bizler yaya çıkardık. İlk konaklama Uludağ’a 3 km. kala Beceren’in ilk işletmesinde çorba ve portakal suyu ile tanışırdık.” Büyük spor adamı ve bestekâr Gültekin Çeki ağabeyimiz (Kayak Federasyonu Onursal Başkanı) diyor ki, “Unutulmuş birer birer / Eski dostlar, eski dostlar.” Biz de eski dostlar unutulmasın diyor ve kayak sporuna önemli hizmetler veren o dönemin sporcuları Haşmet Orbay, Mehmet Ali Dürüstel, Mustafa Subaşı, Lütfü Avcıoğlu, Zeki Özden, Şeref Gözümoğlu, Rıfat Çalışkan, İhsan Şafak, Yaşar Eryaşar, Tevfik Alaftar, Osman Yüce, Mahmut Eroğlu, Tahsin Modoğlu, Cevdet Çakar, Ziya Şeramet, Zeki Şamiloğlu, Yaşar Kanatlı, Mehmet Camcılar ve Mehmet Beceren’i bu vesile ile yad ediyoruz. “Bulutların üzerindeki beyaz cennet” olarak tasvir edilen Uludağ, bitki ve hayvan varlığı zenginliğinin yanı sıra yayla ve kongre turizmine de hitap eden en büyük kış turizmi merkezimizdir. Yine unutulmaz geceleri, dağ ve doğa dostlukları ile bir başkadır Uludağ. Az değil, 73 yıllık bir kayak merkezi, sayısız ulusal ve uluslararası faaliyete ev sahipliği yaptı. 1967 yılında düzenlenen Milletlerarası Uludağ Kupası yarışmasında olimpiyat şampiyonu ünlü kayakçı Jean Claude Killy, Balkan Şampiyonlarında ise dünya kupası kazanmış Bojan Krızaj, yine olimpiyatlarda madalya almış Ivan Lebanov gibi dünya kayağının yıldızları Uludağ’da yarıştılar. Olimpiyatlarda kürsüye çıkmış sporculara kucak açmış olan güzide kayak merkezimiz, 2018 Kış Olimpiyat Oyunları’na aday olmak için hazırlık çalışmaları ve girişimleri başladı. Elbette ki, olimpiyat gibi dev bir organizasyonu almak ve altından kalkmak güç bir iş. Ancak başvuru süresi, tanıtım ve alt yapı ihtiyaçlarının giderilmesi için yeterli süre var. Bu süre içerisinde aranan şartların yerine getirilmesi düzenli bir ekip çalışması ile mümkün. Uludağ bu organizasyona layık, çalışmalar ciddi bir şekilde yürütüldüğü taktirde, bu girişim başarı ile sonuçlanacaktır. Dağlara ömür vermiş tüm eski dostların unutulmaması ve Uludağ’ın 2018 Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapmasını gönülden istiyoruz. 

 

<<< Pencereyi Kapat >>>