ERZURUM 2011' E 48 AY VAR!

Federasyon kuzey disiplininde yolunu çizdi, teknik ekibi kurdu ve yola koyuldu.Peki ülkemizin ve dünyanın en popüler kış sporu olan alp disiplininde ne yapılıyor? Erzurum 2011 olmasaydı federasyon elindeki imkanlarla 2010 da daha şanslı gördüğü kuzey disiplinine ağırlıklı yatırımı yaparak,hiç olmazsa o dalda göreceli bir başarı peşine düşmüş olması saygı duyulması gereken mantıklı bir strateji olarak gözüküyordu. Ama şimdi ana hedef 2010 Vancouver değil 2011 Erzurum. 48 ay çok çabuk geçer, bizi kendi ülkemizde yapılacak bu organizasyonda kimler temsil edecek , nasıl temsil edecek? Erzurum 2011 kayak sporu için bir umutsa, bu sadece o bölgeye yapılacak tesislerle sınırlı kalmamalı . Şu anda 2011 senesinde hala üniversite talebesi olacak sporculardan 100 ün altında FIS puanı olan yok, dört kategorinin ikisinde zaten sporcumuz yok. Federasyon göreve geleli bir seneyi geçti, ama alp disiplininde elle tutulur hiçbir gelişme yok, hatta FIS puanı bazında Tuğba hariç hepsinin puanları bu süreçte geriledi. Uludağ’da yapılan Federasyon 1.etap yarışları gösterdi ki 1992 ve küçük yaş gurupların da ilerisi için ümit veren bir tane bile sporcumuz yok. Kuzey disiplininde yapılan yeniden yapılanma acil olarak alp disiplininde de uygulanmalı, Yabancı tecrübeli bir hoca gözetiminde yapılandırma sürerken lisan bilen antrenörlerimiz acil olarak yurtdışına eğitime yollanmalı , sporcularımızın antreman yapacağı pistler belirlenmeli ve bu pistlerin altyapısı önümüzdeki sezondan itibaren gerçek yarış pisti kalitesine getirilerek antremanlara hazır edilmelidir. Antrenör ve pist olmadan sporcu yetişmeyeceği gerçeğine çözüm, bu konunun Erzurum 2011 sayesinde,bir devlet meselesi haline gelmesiyle bulunabilir. Federasyon pilot bölgelerde devlet desteğiyle bu pistleri belirlemeli, ve dünya kalitesinde antreman zemini hazırlanmasını sağlamalıdır. Torino Olimpiyatları’nda bile İtalyan’lar yeterli bulunmamış, pistlerin zeminleri bir Avusturyalı’ya hazırlatılmışken, biz burada olmayan teknolojimiz ve bilgimizle, sadece kulaktan duyma yalan yanlış söylemlerle vakit geçiriyoruz. Normal şartlarda Federasyon imkanları ile hayata geçirilemeyecek bu gelişmeler, Erzurum 2011 sayesinde olayın bir devlet politikasına dönüşmesi sayesinde yapılabilir. Bu kayak sporu için senelerdir beklediğimiz fırsattır, bunu da kaçırırsak birinciden 10 saniyemi yoksa 20 saniyemi yedik hesaplarıyla ömrümüzü geçirmeye devam ederiz. ERZURUM 2011 fırsatını kayağımızın makus talihini kırmak için kullanmamız dileğiyle.  

 

<<< Pencereyi Kapat >>>