BİZDE İNSAN HAYATININ HİÇ DEĞERİ YOK - 2

Telesiyej kazasında ihmal mi var? Bir öğrencinin ölümü, 3'ünün de yaralanmasına neden olan telesiyej kazasının meydana geldiği yerde inceleme yapan Makine Mühendisleri Odası Bursa Şubesi yetkilileri, 2000 ve 2005 yılında hazırladıkları iki ayrı raporda telesiyejlerin kullanılmasının sakıncalığı olduğunu belirttiklerini açıkladı. Makine Mühendisleri Odası (MMO) Bursa Şubesi'nce oluşturulan bir ekip, telesiyej kazasının meydana geldiği bölgede inceleme yaptı. MMO Bursa Şube Müdürü Serdar Sönmez, teknik görevli Erol Doğan ve İş Güvenliği Komisyonu üyesi Remzi Erişler ile bölgede geniş çaplı incelemede bulunduklarını söyledi. "KIRIK MAKARA İNCELENECEK" Kazanın olduğu bölgede makara sistemine ait kırık bir parça bulduklarını anlatan Sönmez, parçayı, olayı soruşturan Bursa Cumhuriyet Savcılığı'na teslim edeceklerini bildirdi. Sönmez, oda olarak daha önce hazırladıkları raporda telesiyejlerin kullanılmaması gerektiğini belirttiklerini vurgulayarak, şöyle konuştu: "SAKINCALI DEMİŞTİK" ''2000 ve 2005 yıllarında hazırladığımız iki ayrı raporda, telesiyejlerin kullanılmasının sakıncalı olduğunu söylemiştik. Bu raporlarda detaylı olarak halatların, makara sistemlerinin tekrar yenilenmesi, gevşeyen cıvataların sıkılması gerektiğinden bahsetmiştik. 2000 yılındaki raporumuzu belediyeye, 2005 yılındakini ise valiliğe teslim etmiştik. Telesijeylerin direkleri boyanmış, ama bunların bağımsız bir kuruluş tarafından da denetlenmesi gerekiyordu. Bakımları da yapılmış olabilir, ancak bakım ayrı denetim ayrı şeydir. Bu idari bir görevdir. Şu an belediyedeki mühendis arkadaşlar suçlanacak, ama bir idari bir olaydır.'' SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca görevlendirilen Cumhuriyet Savcısı, olay yerinde ön inceleme yaptıktan sonra ilgili kişilerin ifadelerine başvurdu. Yetkililer, hazırlık aşamasında olan soruşturma çerçevesinde, olayda herhangi bir kusur ya da teknik hata olup olmadığının araştırıldığını bildirdiler. Teknik hatanın, telesiyej hattındaki bakım ve kontrollerdeki ihmalden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesine ilişkin olay yerinde bilirkişi incelemesi yapılacağını belirten yetkililer, bilirkişi raporu ve dün olay yerinde delil olarak muhafaza altına alınan materyallerin incelenmesi sonucunda, kazanın teknik hatadan kaynaklandığının tespit edilmesi halinde ilgililer hakkında dava açılacağını kaydettiler. GÖZYAŞLARIYLA UĞURLANDI Bursa'da Uludağ'daki telesiyej kazasında ölen Meral Işık'ın cenazesi Düzce'de toprağa verildi. Uludağ'da 3 kişinin yaralandığı kazada yaşamını yitiren Meral Işık'ın (15) cenazesi, Düzce'de kılınan namazın ardından Ağamahallesi Mezarlığı'nda toprağa verildi. "KIZIM ÇOK BAŞARILIYDI" Cenaze töreninde göz yaşlarını tutamayan baba Nuri Işık, şoförlük yaparak ailesini geçindirmeye çalıştığını, kızının çok başarılı bir öğrenci olduğunu, OKS'yi de kazandığını anlattı. Erzurum'un Çat ilçesinden Düzce'ye yerleştiklerini, çocuklarına daha fazla imkan sağlamak için mücadele ettiğini belirten 5 çocuk babası Işık, ''Kızım kampa gitmek istedi, biz de gönderdik'' dedi. Işık'ın mezun olduğu Rıza Malatyalı İlköğretim Okulu'nda başarılı öğrenciler arasında bulunduğu belirtildi. Cenaze törenine, Işık'ın ailesi ve yakınları, Kızılay yetkilileri, Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş ve çok sayıda vatandaşlar katıldı. YARALILARIN TEDAVİSİ SÜRÜYOR Uludağ'da, Sarıalan-Çobankaya arasında çalışan iki telesiyej kabininin birbirine çarpması sonucu meydana gelen kazada yaralanan Aslıhan Keser'in tedavisi sürüyor. Çekirge Devlet Hastanesinde tedavi altına alınan 17 yaşındaki Keser'in, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Düzce'den gelen ailesinin bir an bile yalnız bırakmadığı genç kızın, kısa süre sonra taburcu edilebileceği bildirildi. OLAY ANINI ANLATTI Gazetecilere yaptığı açıklamada, olay sırasında annesiyle cep telefonundan görüştüğünü belirten Keser, şunları söyledi: ''Telefon görüşmesi birden kesildi, ne olduğunu anlayamadım. Telesiyejin camı da kırılınca burada telefonla konuşmanın yasak olduğunu zannettim. Yanımdaki arkadaşım görmüş. Onlar bayırdan hızla inince, bize çarpmışlar. Üç kere çarpmışlar ve yere düşmüşler. Biz kapalı telesiyejdeydik. Onlar yere düştü, ama biz düşmedik. Gözlüklerimiz ve cep telefonlarımız kırıldı. Benim olduğum taraftaki camlar patladı. Yani bize, benim olduğum taraftan çarptı. Kendime gelince, yanımdaki arkadaşımın ağladığını gördüm. 'Onlar düştüler' diyordu. Ben 'Kim düştü' deyince, 'Bizimkiler' dedi.'' "OLAYIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ" Genç kızın ailesi de olaya ilişkin gerekenin yapılacağını ifade ederek, ''Bu kadar çocuğun canı yandı. Aileler bu işin peşini bırakacak mı sanıyorsunuz? Kimse  

 

<<< Pencereyi Kapat >>>