KAYAKTA ÇAĞ DIŞI UYGULAMA

Senelerdir federasyon ile sporcular arasında kangrene dönüşen “yurtdışı yarışlara katılım izni” meselesi aşağıda örneğini vereceğim olayla artık bir trajediye dönüşmüştür. 30 senedir ABD de yaşayan Türk aileleri kendi çocuklarına Türk FIS lisansı çıkartmak için federasyona müracaat ettiklerinde aşağıdaki veya buna benzer cevaplar alıyorlar.

 

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gönerdiğiniz e mail için teşekürler.

FIS Yarışlarında ülkemizi temsil eden sporcularımız Milli sporcu statüsü kazanıyor ve bu statü ile bir çok avantajlara sahip oluyor.

Bu sebeple Milli Sporcu prosedürü gereği Federayon olarak FIS yarışmalarına sadece Milli Takıma seçilen sporcularla Milli Takım olarak katılıyoruz. Federasyonumuz FIS yarışlarına ferdi katılıma izin vermiyor.

 

Mevcut sistemde bir sporcunun Milli Takıma katılabilmesi  için sırasıyla il birinciliği yarışmalarına katılması burda istenen dereceyi elde ettiği taktirde I. ve II. etap yarışmalarına katılması, etap yarışmalarında Türkiye Şampiyonasına katılım hakkı elde etmesi ve Türkiye Şampiyonasında ilk beş dereceye girmesi gerekmektedir.

Bu kural bütün sporcularımız için geçerlidir. Bu nedenle sizin çocuğunuzda yukarıda belirtilen kriterleri tamamladıktan sonra Milli Takımımıza girebilir ve sadece Milli Takımın katılacağı faaliyetlere katılabilir.

 

-------------------------------------------
TURKISH SKI FEDERATION 

------------------------------------------- 
Turk Ocagi Cad. 1398 Sok.

No: 4/9-10 TR 06520
Balgat/Ankara /TURKEY

 

 

-          Bu resmi yazıya dökebildikleri gerekçeleri, iki tane de yazamadıkları çekinceleri var

-          -  FIS yarışı için katılma formunu federasyon imzalaması gerektiğinden, kendilerini sorumluluk altında hissediyorlarmış, ya yurtdışına giden sporcu iltica ederse ne yapacaklarmış

-          -  Sporcular arası fırsat eşitliğine aykırıymış , zengin aile çocuklarının imkanı fazla olduğundan haksız rekabet olurmuş

2011 Türkiye’sinde uğraştığımız işe bakın. 30 yıldır ABD de yaşayan ailenin başarılı kayakçı çocuğu milli sporcu statüsü kazanır korkusuyla (aşağıda detayını verdiğim kanuna uygun çıkarılacak  bir yönetmelikle çok rahat hal edilebilecek bir konu) bir Türk olarak ABD’de ki FIS yarışlarına giremiyor, ama  binlerce ABD li sporcu gibi  USSA /ABD Federasyonu’ nun sağladığı imkanla ABD vatandaşı olarak istediği FIS yarışına girebiliyor. Mesela  1995 doğumlu Tamer Abadan ilk senesinde 34 (yazıyla otuzdört) FIS yarışına girip slalom FIS puanını 101.62 ye düşürebiliyor.  Ama maazallah Türk FIS lisansı verirsek, birçok avantaja sahip olur (neyse o dayanılmaz avantajlar?) belki de geri gelir Türkiye’ye filan iltica eder, dikkatli olmak lazım. Yurtdışında bunun gibi bir sürü sporcumuz var , gelecek vaat ediyorlar, federasyona hiçbir yükleri yok, tek istedikleri Türk olarak FIS yarışlarına girebilmek.

 

Bu nasıl çağ dışı bir uygulamadır anlayamıyorum. Her ülkenin yüzlerce sporcusu yurtdışı yarışlara katılabilirken kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz. Belirlemişiz 8-10 kişilik bir milli takım, diyoruz ki bunların dışında kimse yurtdışında yarışamaz.  Ya bugünün Türkiye sinde böyle bir YASAAAAK olabilir mi?  Kendi veya kulüp imkanlarıyla yurt dışında yarışmak isteyen onlarca sporcumuz varken , senelerdir buna bir çare üretilemez mi? Hep olayın olmaz tarafından bakmanın Türk Kayağına ne faydası var ?

 

Yeni  yayınlanan milli sporcu yönetmeliğinin linki  http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/05/20110512-11.htm . İkinci Bölüm Madde 5 (2) de çok açık şekilde belirtiliyor,

 

Temsil görevinin verilmesi

             MADDE 5 − (1) Genel Müdürlüğe bağlı federasyonlarda temsil görevi; ilgili federasyonun seçimi, Genel Müdür ve/veya Bakan onayı ile verilir.

             (2) Bağımsız spor federasyonlarında temsil görevi, ilgili federasyonun ana statüsü veya talimatlarında belirtildiği şekilde verilir.

 

Buna göre Federasyon bir talimat yayınlayarak, sadece kendinin temsil görevi verdiği sporcuların yurtdışı yarışlarda millilik hakkı kazanabileceğini, diğer sporcuların ise katılacakları yurtdışı yarışmalarda bu hakkı kazanmayacağını açıkça hukuki bir dille yazar ve bütün sorunlar hal olabilir. Gerekirse önümüzdeki Genel Kurul’da Ana Statüye de ilave edilir uzun vadeli çözülmüş olur.

 

Size soruyorum ; eksik ve yanlış  kriterlerle seçilen 8-10 milli sporcunun, sadece federasyon tarafından belirlenen 5-10 yarışa girmesi mi  ” Türk Kayağını” ilerletir, yoksa onlarca sporcunun her birinin her sezon 30-40 yarışa girmesi mi?  Yurt dışında yaşayan ve milli takım seçmelerine giremeyecek konumda olan sporcuların “Türk” olarak yarışmalarını engelleyecek yukarıda federasyon tarafından belirtilen abuk gerekçe harici mantıklı bir neden sayabilir misiniz? Tenis, yüzme, binicilik vs gibi bir sürü özerk federasyon yurtdışı yarış katılımını teşvik ederken          Kayak Federasyonu’nun bu yasakçı tutumunu anlamaya imkan yok.

 

Federasyon Yöneticilerine sesleniyorum, lütfen sporcuların ve “Türk Kayağının” önünü  açın.

 

 

<<< Pencereyi Kapat >>>